portakallı patlıcan kızartması

diyelim ki yemek yapmaya yeltendik. buzdolabını açtık ve dolabın içinden bir barış manço şarkısı çıktı: domates, biber, patlıcan.

peki bunlarla ne yapacağız? sulu patlıcan yemeği mi? tabii ki hayır.

hiç kimse, ama hiç kimse, bana ezik bir sulu patlıcan yemeği yaptıramaz.

…dedim ve bir portakalı alıp fileto dilimler çıkardım. bunları kremayla kısa süreliğine inceden pişirdim. siz de pişirme işinin bokunu çıkarmamaya dikkat edin. sonuçta portakal haşlama yapmıyoruz. neden portakal haşlama yapalım ki zaten? hayır, gerek yok.

neyse… biberlerle domatesi de hafif yağda kızartıp sunumda kullandım. tavada kızarttım ama mangalda pişmiş havası verdim. siz de öyle yapın, güzel oluyor… “nasıl yapacağım?” diyorsanız, onu da deneme yanılmayla çözün artık. biraz özen, başka bi’ şey değil.

sonuç olarak kızarttığım patlıcanların üzerine kremalı portakalları, tabağın boş kalan kısmına da diğer malzemeleri koydum ve fotoğrafta gördüğünüz yemek ortaya çıktı.

lezzet uyumsuzluğu yaşamamak için çok tatlı bir portakal seçmemeye dikkat edin derim. hani içi biraz daha sarı olanlardan, yani orta tatlı ve hafif ekşi olanlardan tercih edin.

bir de patlıcanlar yağ çekmese* her şey çok güzel olacak. internetteki klasik taktiklerin hiçbiriyle istediğim seviyede başarılı olamadım. biri demiş ki: “kızarttıktan sonra soğuk sudan geçiriyorum, sonra kuruluyorum”. kızarttıktan sonra mı? yuh artık ya. bu kadar da yaptığın yemeğe saygısızlık yapılmaz ki arkadaş. yapılır mı? bilemiyorum altan, bilemiyorum…
portakallı patlıcan kızartması

portakallı patlıcan kızartması 1

← bir önceki

bir sonraki →

2 yorum

  1. Kadir Bilgili

    Bence yeme de yanında yat! Yok yok çok ciddiyim gerçekten yeme bence 🙂 La bu ne? Patlıcanın yağ çekmeyeni saman gibi olur be! Allah aşkına damak tadı kalmamış sende. Sen bence tez elden Uzak Doğuya volta al evlât. Anca paklar 🙂

    • cavoz

      hani kızarmış patlıcanı ısırınca ağzının içine dolan yağ var ya… hani o serin sulardan kızgın kumlara atlar gibi, hani bayramda eli öpülen dedenin harçlık vermemesi gibi, hani o istenmeyen tüyler gibi. onu diyorum işte. no saman, no cry. ayrıca uzak doğu candır. gidilesi, yiyilesi, içilesi 🙂

Bir cevap yazın