makro lenslere bakıyorum. şöyle gönlüme göre “alsam mı yea?” (evet burada biraz ağzımı büküyorum) dediğim lensler, 1.500 – 3.000 lira arasında geziyor. hal böyle olunca, çoluğun çocuğun rızkını böcek peşinde yemek istemiyorum. bir yandan da börtü böceğin gözündeki petekleri sayabildiğimiz makro fotoğraflara bakıyorum, içim gidiyor. lens alıp almama konusunda kendimle savaşıyorum resmen. beni net çek ama arka bulanık olsun makrolarından da istemiyorum. o konuda canon ef-s 55-250mm f/4-5.6 is ii lensim beni tatmin etmeye yetiyor şimdilik. asıl derdim; böceklerdeki normal gözle göremediğim ayrıntıları fotoğraflamak. yani ciddi anlamda yakınlaşmayı başarmam gerekiyor. sonuç olarak alternatif arayışına giriyorum:

ucuza makro çekim yapmak mümkün mü?

sorumun cevabını ters lens bağlama aparatı ve makro uzatma tüpü ile tanışarak alıyorum. bir de close-up filtreden bahsedildiğini görüyorum ama diğerleri kadar ilgimi çekmiyor. “aradığım şey bunlardan biri olabilir mi?” hemen birer tane alıyorum ve ilk denemelerimi ev ortamında bulduğum nesneler üzerinde yapıyorum.

ters lens bağlama aparatı ve makro uzatma tüpü

soldaki ilk aparat, ters lens bağlama aparatı. diğerleri makro uzatma tüpünün parçaları.

makro uzatma tüpü

makro uzatma tüpü

sonuç?

sonuç çok güzel, ışık sorunu dışında. hem uzatma tüpüyle ve hem de ters bağlama aparatıyla tüm lenslerimi tek tek deniyorum. ilginç bir şekilde en iyi sonucu canon ef-s 18-55mm f3.5-5.6 kit lensi ters bağlayarak alıyorum. meğer pek yüzüne bakmadığım kit lensimin ne maharetleri varmış. sonra gaza gelip “bu da yetmez. hem ters bağlayayım, hem tüple uzatayım.” diyorum. bu sefer hayvani bir yakınlaşma elde ediyorum ama her seferinde ışık sorunu daha da büyüyerek karşıma çıkıyor. anlıyorum ki bu şekilde doğada böcekleri falan çekmek imkansız. çünkü fotoğraflayacağım şeye o kadar fazla yaklaşmam ve o kadar yakından güçlü ışık vermem gerekiyor ki hiçbir böceğin beni kendisine o kadar yaklaştırmayacağı çok açık. bu sefer iş, evde çekim yapmaya kalıyor. yani dışarıdan hayvanı yakalayıp getireceğim ve evde fotoğrafını çekeceğim. peki dışarıda durmayan hayvan evde durur mu? durmaz tabii. ama onun da çözümü buluyorum.

neymiş o çözüm?

ufacık böceğin hareket etmesini engellemenin benim bildiğim iki yolu var. birincisi tahmin edeceğiniz gibi böceği öldürmek, ki bunu yapmak istemeyiz. ikincisi de kan akışını yavaşlatıp hareketlerini bir süreliğine kısıtlamak. bunu da hayvanı soğutarak yapıyoruz. soğutmak dediysem, gerçekten soğutmaktan bahsediyorum. hayvanı bir kaba koyup birkaç dakika buzdolabında bekletiyorsunuz. çıkardığınızda soğuktan kan akışı yavaşlamış oluyor ve hareket etmiyor. ama en fazla 1 dakika kadar. sonra hızla ısınan hayvan eski haline dönüyor. bir de soğuk/sıcak geçişinden dolayı vücudunda su damlacıkları oluşuyor. hani makro böcek fotoğraflarında hayvanların gözünde su damlacıkları görüyorsunuz ya, işte bundan dolayı.

hareketsizlik süresi çok kısa olduğu için, hayvanı hızla çekim alanına getirip, hızla netleme yapıp fotoğrafı çekmelisiniz. olmadı mı? tekrar dolaba… evet evet, çok caniyiz…

makro sinek fotoğrafı

gözlerime inanamıyorum. sinek kıllı mıymış?

ilk denememi bir sinekle yapmıştım. ne kadar da kıllı, ne kadar da acayip bir hayvanmış meğer. sonuç beklentilerimin çok ötesinde oldu. bunu doğada 50cm mesafeden yapamamış olsam da istediğim fotoğrafları bu şekilde çekebiliyorum artık. hatta vücudu ısındıktan sonra elleriyle kafasını ovuşturan sineğin videosunu da çekmek lazımdı aslında ama lensi ters bağladığım için makine dijital olarak lensi görmüyordu ve bu yüzden video çektirmiyordu. ama bir dahaki makro çekimde cep telefonumun kamerasıyla makinenin lcd ekranını videoya çekeceğim, mutlaka görmelisiniz.

bir sonraki çekimi de bir örümcek ile yaptım. örümcek tahmininizden daha da küçük boyutlarda olduğu ve çok çabuk hareketlendiği için istediğim kadar iyi bir fotoğraf olmadı ama yine de amacım gözlerini güzel fotoğraflayabilmekti, bunu da başardım. şöyle ki:

makro örümcek fotoğrafı


birkaç not:

ben iki fotoğraf için de makro uzatma tüpünün 3 parçasını da takıp 18-55mm lensi ters bağladım. maksimum yakınlaşmayı bu şekilde sağladım ama ışık sorunu da doruk noktasına ulaştı.

led ışıklı küçük bir el fenerini, hayvanın dibine kadar girip tutarak ışık sağladım. harici flaşım olmadığı için böyle bir çözüm buldum. siz cep telefonunuzun flaşını da ışık kaynağı olarak kullanabilirsiniz. ama ışığı da tıpkı lensiniz gibi, çekeceğiniz şeyin dibine kadar yaklaştırmanız gerektiğini unutmayın.

lensi ters bağlayınca şöyle görünüyor:
ters lens bağlanmış fotoğraf makinesi

uzatma tüpünü de takınca şöyle görünüyor:
 makro uzatma tüpü ve ters lens bağlanmış fotoğraf makinesi

anlatacak çok fazla ayrıntı geliyor aklıma ama bir yerde yazıyı da sonlandırmak lazım, şimdilik bu kadar.