genelde tuvalete girme niyetindeki sevgili kişisinin* “şunu bi tutsana lavaboya gireceğim” deyip elimize çantayı tutuşturduğunda girdiğimiz haller var ya, onu diyorum işte. “bu elimdeki ne ya?” şaşkınlığıyla çantayı sahiplenmeme, kadınlar tuvaletinin kapısına yakın bir noktada durup, çevreye “kendisi tuvalette de, şimdi çıkacak” mesajı verme modumuz… yemin ediyorum incelenmesi gereken bir psikoloji bu.

erkekler olarak, çok inanarak çok aptalca şeyler yaptığımız oluyor sık sık, evet. ama bu nedir, nasıl bir kafadır ya?

çantanın sapına sadece işaret parmağı geçirip iğreniyor gibi tutmalarımız, tuvaletten çıkan sevgiliye çantayı iade etme konusundaki aceleciliğimiz… bi dur, bekle. kız elini falan kurulasın, geri alacak zaten. sanki bomba taşıyoruz amk.

ya beyler bu işi çözelim artık n’olur. herkes o çantanın bizim olmadığını, sevgilimizin elimize tutuşturduğunu ve geri alacağını biliyor. bizim değil lan işte, neyi ispatlamaya çalışıyoruz, bu kadar stres neden? kadın çantası taşıyan erkek kuulluğuna evrilmenin bir yolu olmalı.