g.t

karşı apartmanımızın en üst katında oturan abinin adı. yani kimliğinde böyle yazmıyordur muhtemelen ama biz eşimle bu ismi uygun gördük. hatta üzerine oturup düşünmedik de bir anda bu abiden “g.t” diye bahsetmeye başladık. öyle de bir kabullenmişlikle söylüyoruz ki adamın gerçek adı g.t’müş gibi geçiyor cümlelerimizin içinde. yanlış anlaşılmasın, öyle küfür amaçlı falan değil.

şöyle ki: bu abi havalar ısınır ısınmaz kendisini evinin balkonuna vuruyor. onun balkonu, yatayda bizimkinin tam karşı hizasında ama dikeyde biraz daha yukarıda kalıyor. yani ufak da olsa bir upskirt durumu var da çok şükür ki abide skirt yok. gözümüzde sadece up yani. yalnız sorun, kendisinin balkonda oturması değil de oturma şekli. bir sandalyeye kaykılıp oturuyor. ayaklarını balkon parmaklıklarının üstüne uzatıyor. dolayısıyla bu abi biraz da yukarıda olduğundan, camdan bakınca sadece ayrık bacakları ve onların arasından bize gülümseyen g.tü görünüyor.

bunun klasik pozisyonunu aldığı bir akşam üstü eşimin, “aha g.t çıkmış yine balkona” demesi, benim de hiç yadırgamadan “hadi yaa, yine mi?” demem üzerine ismi g.t olarak kaldı. şu anda kendisiyle ilgili bizim evde tartışılan tek şey, g.t’ün nasıl saatlerce bu pozisyonda oturabildiği, belinin-başının nasıl tutulmadığı.

← bir önceki

bir sonraki →

1 yorum

  1. Öğretmen bu şiiri “G.te” yazmış dediğinde, “neden? kağıt bulamamış mı?” şeklinde bir cevap veren öğrenci gibi oldum bir an 🙂 Lan ne adamsın 🙂

Bir Cevap Yazın