düğün saatinde salonun yerini sormak için gelini-damadı arayan tip

düğün günü zaten gelinin-damadın kafası bi milyon. bir de tek eksik onlarmış gibi bu s.k kafalılar peydah oluyor.

düğün saati gelmiş, gelinin/damadın telefonu çalıyor. “ya sizin bu salona nasıl gidiliyordu? şeydeyiz biz şimdi. nasıl yapalım, çevre yoluna mı çıkalım burdan?”

yahu bu saatte tek derdim senmişsin gibi beni arıyorsun. senin düğüne gelmen bile ziyan zaten. gelme ulan, gelme. seni davet eden kafamı da s.keyim ayrıca.

…denemiyor maalesef. gelin odasındaki fotoğrafçı, düğün öncesi son pozlar için “damat bey omzunuzu şöyle indirin biraz”, “gelin hanım biraz daha gülümseyin” falan derken bir de bu japon askerine yol tarif etmekle uğraşılıyor.

bizim düğünde bizle ilgilenmekle görevli bir çalışan vardı. benzer bir durumda halimi görüp telefonu elimden almış, dışarıda bekleyen arkadaşıma vermiş ve bana dönüp “damat bey! artık bırakın lütfen, başkaları halletsin…” demişti. unutmadım seni koca yürekli adam. bahşiş vermediğim için sen de beni unutmamışsındır muhtemelen. olsun…

hala “aramayalım da n’apalım?” diye soran varsa, ağzına kürekle vurmak istediğimi belirterek şöyle bir şey tavsiye verebilirim: varsayalım ki gelin veya damadın aileleri de dahil, gelin-damat dışında düğüne gelen hiç tanıdığınız yok. o zaman düğünden birkaç gün önce gelini/damadı arayıp deyin ki: “kardeş biz düğününe geleceğiz ama olur da düğün günü bir şey olur da sizi rahatsız etmemiz gerekirse o gün bizle ilgilenebilecek birinin, kardeşinin, babanın, arkadaşının falan numarasını ver de kaydedelim. n’olur nolmaz.”

alın işte böyle birinin numarasını. gelini de, damadı da aramayın düğün saatinde. gelenek-görenek diye düğüne kadar gelen vurmuş, giden vurmuş zaten. bari siz son dakikada huzur verin amk.

← bir önceki

bir sonraki →

1 yorum

  1. pardon salon neresiydi? 🙂 Taam ben kaçar kürek terk 😉

Bir Cevap Yazın