cavoz

e-postanın e-posta olduğu zamanlar… kimse kimseye “feysin var mı meltem?” falan diye sormuyor, çünkü mark kardeşimiz henüz dünyayı değiştirmemiş. herkes birbirine “meyilin var mı?” diyor. bilgisayarı, interneti olan zengin çocukları bunlar. hepsinin meyili var. “biz de alalım bi meyil” dedik. gittik iki, üç ezik, meyilsiz arkadaş internet kafeye, meyil alacağız. tek e-posta servisi olarak hotmail’i biliyoruz. klasik; ad, soyad birleşimlerini deniyorum, yok, alınmış daha önce. arkadaşlarımdan biri, acayip bir soyada sahip olmanın avantajını yaşıyor ilk defa ve boş bulup alıyor e-posta adresini. diğeri de adının, soyadının sonuna memleketinin plaka numarasını yazıyor, o da hallediyor işini. bir ben kalıyorum. yok arkadaş, ben cavitozturk_35@hotmail.com falan yapmam adresimi. o ne öyle mal gibi. “bari” diyorum, “cavit’le öztürk’ü birleştireyim bir şekilde, zaten bana çetin diyen de yok”. cavit’in cav‘ını alıyorum, öztürk’ün  de oz‘unu alıyorum. türkçe karakteri yemiyor zaten gavurun hotmail’i. oluyor sana cavoz. tabi yıllar yılı hiç kullanmayınca şifresini falan unutuyorum, çocukluk dönemi kim bilir ne yapmıştım. spaydirmen123 falan olabilir mi? (off, gerçekten olabilir mi? o kadar mı morondum çocukken? yok, yok değildim ya…)

artık soranlara cavoz’lu meyil adresimi söylüyorum. arkadaşların da hoşuna gidiyor. cavit yerine cavoz demeye başlıyorlar. ben de internette nereye üye olsam kullanıcı adı olarak cavoz’u alıyorum. bir de uzun zaman sonra mail’in meyil diye telaffuz edilmediğini öğreniyorum, çok bozuluyorum.

“bilgisayardan anlar mısın?” dönemi.

internette forumlarda takılmamla başlayan bir hikaye… bir süre forumlarda goygoya takıldıktan sonra dandirik bir forumun yöneticisine e-posta gönderiyorum. “beni moderatör yap, bu forumu adam edeyim” diyorum. elemanın canına minnet, yapıyor hemen. ben de başlıyorum foruma içerik eklemeye. günlük belli bir sayıda konu ekliyorum, bir de benim kategorime yazılan her mesajı tek tek kontrol ediyorum. forum yöneticisi bulmuş bedava çalışan hevesli bir genç, birkaç kategori daha veriyor bana. ben de gaza geliyorum saf saf. onlarla da aynı şekilde uğraşırken bütün forumun yönetimini veriyor bana, yardımcı yönetici olarak. ben yine canla başla çalışırken bizim dandirik forum, oluyor sana döneminin en aktif forumu. ben de yönetici yetkisindeyim ya, yönetim sayfamdan forumun kaynak kodlarını falan görebiliyorum artık. inceliyorum biraz, hoşuma gidiyor. başlıyorum araştırmaya. sonra dönemin popüler içerik yönetim sistemi olan joomla‘ya denk geliyorum internette. ilk site denemelerimi joomla ile yapıyorum. ister istemez biraz da html kodlama temellerini öğreniyorum. tam joomla ne güzelmiş derken başka bir bomba düşüyor internete: wordpress. bir süre ilgilenmiyorum ama yok, olacak gibi değil. ‘bir arkadaşa bakıp çıkacağım’ kafasıyla wordpress’i kurcalıyorum, bir daha da joomla’ya dönüp bakmıyorum. sonra wordpress sayesinde biraz php, biraz da css öğreniyorum. bir de bilgisayarla ilgili en ufak bir sorunda hemen internete sarılıyorum. türkçe veya ingilizce sitelerden çözümünü buluyorum, atıyorum hafızaya, beyin bedava! işte böyle böyle, bilgisayar ile ilgili, ortalamanın biraz üstünde bilgi sahibi oldum.

hala az da olsa bunu soran vardır mutlaka ama bir dönem insanlar birbirine sık sık “bilgisayardan anlar mısın?” diye sorardı. yapamadığı şeyi yaptıracak adam lazımdı çünkü. ben bu soruya net bir cevap vermekten hep korktum, çünkü ucu çok açıktı. “evet!” dediğiniz anda karşınızdaki sizden yeni bir işletim sistemi yazmanızı falan isteyebilirdi. ama genellikle, istemeden değiştirilen dosya adının eski haline getirilmesi veya internet explorer açılış sayfasının değiştirilmesi gibi istekler gelirdi bu sorudan sonra. bu isteklere başarılı çözümler üretirseniz de bilgisayar konusunda uzman sayılırdınız. ben de o dönemin insanları arasında ‘bilgisayardan iyi anlıyor’ olarak damgalanmıştım. aslında olan şuydu: bilgisayar ve internet, hem herkes için dikkatle yaklaşılması gereken bir yabancıydı, hem de insanların “araştırmak” ile ilgili ciddi sorunları vardı.

bendeki teknoloji merakı büyürken bu sefer de photoshop’a sardım. ‘fotoğraflarla ufak ufak oynarım, eğlence olur’ kafasıyla başladığım photoshop sevdası grafik tasarıma dönüştü. zaten hala, ekmeğini yemeyi en çok sevdiğim iştir grafik tasarım. şimdilerde ise, python ile, yıllardır içimde olup da bir türlü hayata geçiremediğim yazılım macerasına başladım. şimdiye kadar bilgisayarda ne yaptıysam, hiçbiri bana bu kadar özel ve güzel gelmemişti diyebilirim.

peki cavoz.com?

bana ismim yerine cavoz diye hitap edenler arttıkça, ‘cavoz.com domainini alayım da, belki ileride kişisel bir site açarım’ diye düşündüm. sonra da ‘kim ne yapsın cavoz.com’u? siteyi açmaya karar verdiğimde alırım’ dedim. ama öyle değilmiş işte. yıllar sonra kişisel blogumu açayım diye cavoz.com’u alayım dedim, ama gördüm ki başkası almış. hatta bir de site açmış. hangi dilde olduğunu hatırlamıyorum ama yabancı dilde lüzumsuz görünen bir siteydi. bundan sonra ben de her yıl iki, üç kere cavoz.com’u kontrol ettim. belki elemanlar bırakır da ben alırım diye umutla bekledim ama yıllarca bırakmadılar. o saçma site de yıllarca öylece kaldı. hayır iş inada bindi, cavoz.com olmuyor diye kişisel blog da açmıyorum, illa o olacak. sanki o benimmiş de hakkımı gasp etmiş gibi sinir oluyorum o saçma sitenin sahibine. mantıksız bir psikoloji tabi. yakın zamanda, hiç umudum olmasa da bir daha bakayım dedim. yıllar sonra o saçma arkadaşlar vazgeçmiş de domainim de bana kalmış. hemen aldım ve işte, başladım yazmaya.

cavoz.com zamanla şekillenecek olsa da kafamdaki genel başlıkları menüde görüyorsunuz. kafa‘da, tıpkı bu yazı gibi kendi düşüncelerimi içeren yazılar var. kafa dışındaki her şey diğer‘de. diğer kategorisi yemek, teknoloji ve fotoğraf ile ilgili kişisel deneyimlerimden oluşuyor.

e hadi o zaman!

ben de onu diyorum işte, hadi!

bir sonraki →

2 yorum

  1. ilke şallı kara

    öncelikle azminden dolayı tebrik ediyorum :)) şahane bi yazıyla sayfa da karşılanmak çok hoş. daha buraları kurcalamadan yazayım dedim. mutfak kısmını ayrıca merak ediyorum. benim eşimi de mutfağa sokabilecekmiyiz acaba?

    • cavoz

      çok teşekkür ederim. mutfakta güzel şeyler olacak 😉

Bir cevap yazın